Yeşilay Haftası başladı
Çocuğunun sigaraya başlamasını istemeyen anne ve babanın çocuğu teşvik etmemek adına başta kendisinin
3/03/2012

Sağlık İl Müdürlüğü uyardı: “Çocuğunun sigaraya başlamasını istemeyen anne ve babanın çocuğu teşvik etmemek adına başta kendisinin kullanmaması gerekir”


Yeşilay Haftası, ülkemizde her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle kutlanarak, topluma farkındalık yaratılmaya çalışılıyor.


Alkollü içki ve uyuşturucu madde kullanmaya karşı olanların 5 Mart 1920 tarihinde kurduğu Hilâli Ahdar Derneği'nin Yeşilay adını almasının ardından Yeşilay Derneği'nin kuruluş tarihini içine alan 1-7 Mart arası ülkemizde Yeşilay Haftası olarak kutlanıyor.


 


Yeşilay Haftası boyunca alkollü içkilerin, uyuşturucuların topluma, aileye, bireye zararları anlatılırken, Kırşehir Sağlık İl Müdürlüğü de yaptığı yazılı açıklamayla Yeşilay Haftası'nın kutlanma nedenlerine dikkat çekti.


Her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında kutlanan Yeşilay Haftası'nın ülkemizin de önemli halk sağlığı sorunlarından biri olan ve bağımlılık yaptığı bilinen sigara, alkol, esrar, eroin, kokain vb. maddelerle mücadeleyi içerdiğinin belirtildiği açıklamada, "Birinci Dünya Savaşı'nın bittiği dönemde Türk toplumunun Anadolu'da teşkilatlanarak milli mücadeleyi başlatması karşısında çılgına dönen düşman kuvvetleri, limanlarımıza uğrayan gemileriyle getirdiği yığın yığın içki ve uyuşturucuyu el altından halka dağıtarak özellikle gençliği alkol ve uyuşturucuya alıştırmayı amaçlamıştır. Kısa sürede salgına dönüşen içki ve uyuşturucu alışkanlığı karşısında Türk vatanseverleri 5 Mart 1920 tarihinde içki ve uyuşturucu maddelerle mücadele etmek üzere Hilal-i Ahdar Cemiyeti’ni kurmuşlardır. Bugünkü adı Yeşilay Derneği olan cemiyet, milli amaçlar doğrultusunda kurulduğu yıldan bu yana görev yapmaktadır. Bunun için bütün kurum ve kuruluşların Yeşilay'ı desteklemesi, aile varlığımızın, dolayısıyla devletimizin ve milletimizin geleceğinin teminat altına alınmasındaki görevlerin yapılmasını desteklemek demektir" denildi.


Gençler arasında yaygınlaşan alkol, uyuşturucu ve sigara alışkanlığının sadece Türkiye'yi değil dünyayı tehdit eden tehlikelerin başında yer aldığının vurgulandığı açıklamada, özellikle ailelerinde alkolik olanlar, parçalanmış aileler, kültürel yoksunluk çekenler, ruhsal ve cinsel gelişim düzeyini rahat atlatamayanlar, sürekli ruhsal rahatsızlığı olanlar, değişik toplumlara uyum sağlayamayanların risk gruplarını oluşturduğu belirtildi.


Sigara, alkollü içki ve her türlü bağımlılık yapan uyuşturucu maddelerin insan sağlığına, ekonomiye, aile huzuruna, milli ahlak ve savunma gücüne verdiği zararların bugün rakamlara sığdırılamaz hale geldiğinin vurgulandığı Sağlık İl Müdürlüğü açıklamasında, "Uyuşturucu ve alkol bağımlılığının tedavisi zaman ve sabır ister. Uyuşturucu ve alkol bağımlılarına hasta gözüyle bakılmamalı, diğer hastalara gösterdiğimiz ilgi ve ihtimamın onlara da gösterilmesi gerekir. Tedavi altına alınan kişilerin bu tedaviyi kendilerinin istemesi ve iradelerini zorlaması gerekir. Aksi takdirde tedaviden istenen sonucun alınması mümkün değildir. Kısacası; geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi sigara, alkol, uyuşturucu bağımlılığından kurtarmak için iyi bir eğitim, düzenli bir aile ve toplum yapısı, madde bağımlılığı ve uyuşturucularla mücadelenin olmazsa olmazlarındandır" denilerek, anne ve babalar ile öğretmenlere şu uyarılarda bulunuldu:


"Bağımlılık yapıcı madde kullanmaya başlamada, ergenlik dönemi özellikle riskli bir dönemdir. Bu dönemin getirdiği stresli ve fırtınalı kimlik kazanma süreci de gençlerimizi birçok zararlı alışkanlığın kazanılmasına da açık hale getirmektedir. Çabuk ulaşılabilir olması sebebiyle gençler arasında sigara içmek oldukça yaygındır. Şu gerçeği de unutmayalım; sigara içen gençler aynı zamanda alkol ve uyuşturucu bağımlılığına yatkın kişiler haline gelmektedir. Çünkü sigara, kişinin öteki kötü alışkanlıklara karşı direncini de azaltmaktadır.


“Aslında sigarayı ilk içen genelde haz almaz, ancak ısrarla kullandığında bir süre sonra zevk duyar. Stresli durumlarda geçici rahatlama, zevk, özenti, cesaret almak, bir gruba ait olmak, farklı ve değişik gözükmek, merak gibi duygularla bağımlılık yapıcı bir maddeye gençler başlamakta ardından bağımlı hale gelmektedirler.


"Çocuğunun sigaraya başlamasını istemeyen anne ve babanın çocuğu teşvik etmemek adına başta kendisinin kullanmaması gerekir. Tutarsız, aşırı kontrolcü ya da aşırı ilgisiz aile tutumları, şiddet içeren davranışların sık sık tekrarlanması, elindeki sigarayla oğluna nasihat eden babanın etkisinin ne derece olacağına siz karar verin. Çocuklara sigaranın zararlarından ve bağımlılıktan kurtulmanın zorluğundan bahsetmekte yarar vardır. Çocuğunuzun sigara içip içmediğini araştırmalı, bu konuda meraklı olmalı ve fakat onu sıkboğaz da etmemeniz gerekir. Sigaraya gençlik döneminde alışmayan birinin tiryaki olması zordur.


"Alışkanlıklarda ilk adım ve tadım son derece önemlidir. Kötü alışkanlıkların tecrübesi yoktur. Anne ve babaların bu konuda önemli sorumlulukları vardır. Çocuklarında meydana gelen ani karakter, davranış değişiklikleri, okul başarısında ani düşmeler ve her zamankinden fazla para harcamalarında iyi bir gözlemci olup, ilgilerini esirgememelidirler. Gençlere bol para vermek yerine ihtiyaçlarına göre verilmelidir. Çocuğumuzun sağlıklı, mutlu ve kendinden emin bir hayata adım atmasını sağlamanın en önemli yolu, ona kendini iyi hissettirecek şeylerden söz etmenizdir. Kendilerini sevmeye başlamaları onları sağlıklarına kavuşturacaktır.


"Bedenimizin de bir emanet olduğunu, kendimizi seviyorsak onu korumamız gerektiğini bilmelidirler. Gerektiğinde mutlaka bir uzmana danışılmalıdır. Bağımlılık yapan maddelerin insan vücudunda başlıca; akciğer kanseri, karaciğer kanseri, ağız, yutak ve yemek borusu kanseri, bilinç kaybı gibi etkileri olduğu kanıtlanmıştır."